
Google Wave'in adı ilk duyulduğunda "Civciv mi çıkacak kuş mu çıkacak?" demiş adımızı yazdırmıştık. 1 aydan beri durum bir Twitter'cının da dediği gibi "Google Wave 6. sınıfta seks gibidir. Herkes ondan bahseder ama kimse ne olduğunu bilmez!" durumuna geldi.
Friendfeed ortamlarında dilene dilene iki hafta kadar önce bir davetiyeye kavuştum. (
Ali'ye davetiye için bir kez daha çok teşekkürler.)
Hikaye etmek gerekirse içeri girer girmez büyük bir yalnızlığın içinde buluyorsunuz kendinizi. Güzel bayan doktor Wave bu sırada ilk sırdaşınız oluyor. "İletişim 3.0" olacağı söylenen bu "ginger*"ın sizi böyle bir yalnızlıkla karşılaması biraz ironik.
İçeride birilerini bulmayı, yeni wave'lere katılmayı başardığınızda kendinizi o kadar da yeni bir yerde hissetmiyorsunuz. Ancak bu altyapının bizi götürebileceği yeri düşününce bir dönüşümün başlangıcına tanıklık ettiğinizi farkediyorsunuz.
Google Wave, kimi yerlerde daha önce de söylendiği gibi "e-posta 2.0" olabilir mi? Yoksa iletişim anlayışımızı tamamen değiştirecek bir gelişim mi? Hem o, hem öbürü. Bir döküman üzerinde aynı anda birden fazla kişi çalışabiliyor, dökümana widget'lar ekleyerek multimedya özellikleri katılabiliyor, bot'lar yardımıyla internet üzerindeki bilgi kaynakları dinamik olarak bu tartışmanın içine eklenebiliyor. Şu anda e-mail'in içine; forum postları, anında mesajlaşma, embed edilmiş içerikler, hızlı dosya paylaşımı katılıyor. Buna sesli ve videolu konferans da ekleniyor. Var olan tüm iletişim yolları Google Wave ile birleşmiş oluyor.
Henüz beta bile olmayan bu aleti siz de denemek isterseniz bora@borarslan.net'e bir mail atabilirseniz. Elimdeki sınırlı davetiyeleri paylaşmaktan sevinç duyarım.
*=Biz nasıl bilinmedik şeylere kod ad olarak "nane" diyorsak Amerikalılar da ginger diyorlar.